Lütfen bekleyin...

facebook’ta select all diyebilmek için;

bir etkinlik, grup ya da sayfa oluşturdunuz ve tüm arkadaşlarınızı davet etmek istiyorsunuz.

fakat facebook‘ ta “tüm arkadaşları seç” gibi bir “düğme” olmadığından tek tek herkesi işaretlemek zorunda kalmamak için teknolojide çareler üretilmiş;

facebooktaki tüm arkadaşları seçmek için;

1- etkinlik/grup/sayfa ‘nıza gidin ve “davet et” e tıklayın.

2- bütün arkadaşlarınızı liste halinde seçmeniz için önünüze getirecektir facebook.

3- aşağıdaki linki kopyalayıp tarayıcınızın adres çubuğuna yapıştırın ve “enter” layın.

javascript:elms=document.getElementById(‘friends’).getElementsByTagName(‘li’);for(var fid in elms){if(typeof elms[fid] === ‘object’){fs.click(elms[fid]);}}

4- oldu bile!

fb31 facebookta select all diyebilmek için;

how to invite all facebook friends to a group, event or page;

1- go to your event, group or page and click “invite people”.

2- once the page has loaded you should see all of your friends, but they are not selected.

3-copy and paste the javascript code below into your web browser’ s address bar, then hit “enter”.

javascript:elms=document.getElementById(‘friends’).getElementsByTagName(‘li’);for(var fid in elms){if(typeof elms[fid] === ‘object’){fs.click(elms[fid]);}}

hell yeah! i hate google..

nazan bekiroğlu

la nazan bekiroğlu

ilk okuduğum kitabı ‘nun masalları’ oldu, okumadığım kitapları ise; Şair Nigâr Hanım (İnceleme; İletişim Yayınları, 1998) ve Halide Edib Adıvar (İnceleme; Şule Yayınları, 1999). okumadım çünkü edebiyatseverlere bıraktım sanırım o kitapları.. çok kafa yorarak anlamaya çalıştığım sayfaları oldu acaba neyden bahsediyor ki diyerek, hiç çaba sarfetmeden sadece cümlelerin nefis ahenginde gezindiğim zamanlar oldu, kah başım otobüs penceresine dayalı kah battaniyeme gömülmüş herkese küsmüş zamanlarımda okuduğum.. ben niye böyle güzel böyle ağdalı böyle çok anlamlı cümleler kuramıyorum Allah’ım diye ufacık da olsa isyanlara girmişim, kıskanmış olmanın verdiği gözü dönmüşlükten olsa gerek..  ‘la’ adıyla 2008 yılında bir kitabı daha çıktı lakin henüz okumadım, en kısa sürede okumuş olurum inşallah, nazan bekiroğlu serisine tekrar başlamak göründü bana yine.. mor mürekkebiyle mavi lalesiyle cam ırmağı cam taş gemisiyle..

dip not: la’ yı okuyorum şu anda..

minimal öykü denemelerim

‘üşengeç insan’
….

‘gece’
karanlığı sessizlikle parçaladı..susturdu herkesi fütursuzca..korkuturken korkan bi hali vardı..
dayanamadı gitti..sırası geldiğinde tekrar geldi..korktu, korkuttu ve yine gitti..

‘bir’
-kim o?
-senim!

‘anne’
en güzel sesin sahibi, en güzel yüzün sahibi, cennetin hali misali serilip bekledigi..
sıkı giyin üşütme sakın diye tembih etti ama ben de unutanlardan oldum..

‘kendim’
dün tanıştım kendimle, selam verdim tanımadı bile..kimsin die sordu senim işte dedim..
iyi değilsin sen git uyu görmeyeyim bir daha buralarda dedi.. dudağımdaki alaycı gülümseyişle peki dedim ve gidermiş gibi yaptım..
kandırdım yine kendimi..

‘huzur’
nutella kavanozunun dibini bulduğunda omuzlarından büyük bir yük kalktı..
artık çikolataya doymuştu..kuş gibi hafiflemişti..en sevdiği uykuya dalacaktı birazdan..gözlerinin içi gülüyordu..

’saçmalık’
yazıp duruyordu..ne yazdığını bilmeden..çok da umrunda olmadan..
rastgele sıralıyordu harfleri yanyana koyunca neye benzeyeceklerini bilmeden..
olsun, yazası gelmişti bir kere ve tutamıyordu kendisini..

‘içim’
dil: bazen iç’ liyim bazen dış’ li, bir türlü içli dışli olamıyorum..
iç ses: içim dışım bir değil lakin her yere beraber gidiyoruz..

‘huysuz’
dilden gitmeyen acı tadın huzursuzluğu,
hafizanın kontrol edilememesi,
içteki sesin çığrından çıkması,
kendisiyle başa çıkamama ihtimali..
çekil git benden..

’soğuk’
eşofman üstüne giyildiğinde dahi büyük gelen hırkanın eteklerinin eşofman altının içine sokulma isteği..
ıhlamur kokusu sobanın üstündeki..güyümün hemen yanında yer alan çaydanlıktan çıkan..
mandalinadan nasreddin hoca yapılan zamanlar..

‘beyaz papyon’
küçüklüğümün kısıklı’ sındaki araba galerisinin adı..simdi yok.

yarı saydam iç mekan kapı tasarımları

bu kapılar gerçekten tasarım harikası.

0016 yarı saydam iç mekan kapı tasarımları

şeffaf ama tam değil..

0116 yarı saydam iç mekan kapı tasarımları

üstelik kasası da yok, çerçevesiz yani!

0219 yarı saydam iç mekan kapı tasarımları

ışıkla olan uyumu ise eşsiz..

0313 yarı saydam iç mekan kapı tasarımları

örneklerin devamına dornob.com adresinden ulaşılabilir..

yılbaşı süsüne benzeyen atkım

bir atkı ördüm dünya bilsin istedim ve işte bitmiş halini de sergiliyorum buradan meraklısına;

atki1 yılbaşı süsüne benzeyen atkım

örnek çıkarmak isteyen derya baykal seyircilerine;

dümdüz haroşe ördüm teyzelerim, hep düz hep düz, ip bitene kadar yolunuz var, bitince  tığ ile bitirmek gerekiyormuş hiç uğraşmayın şişlerle nasıl biter bu ayol diye..

elemtere fiş kem gözlere şiş evi

japon bir mimara ait bu tasarım, birbirinden bağımsız iki bölümden oluşuyor;

madeoftwo1 elemtere fiş kem gözlere şiş evi

bir bölüm oturma odası ve mutfak gibi “public” alanlardan meydana gelmişken, ve dahi bu alanlar dışarıdan içerisi “seyredilebilir” şekilde tasarlanmışken;

madeoftwo11 elemtere fiş kem gözlere şiş evi

diğer bölümü “private rooms” dediğimiz yatak odası, giyinme odası, banyo vs oluşturuyor;

madeoftwo6 elemtere fiş kem gözlere şiş evi

yokohama’ daki bu ev kasım 2009′ da tamamlanmış. ayrıca kıskananlar çatlasın mantığıyla konu komşu görsün düşüncesiyle son model aracın yer alacağı garaj da camla çevrelenmiş!

madeoftwo13 elemtere fiş kem gözlere şiş evi

matrix ve bilinçaltım

matrix serisini bilmem kaçıncı kez daha seyrettiğim bir günün gecesi rüyamda birden bire kolumun artık olmadığını farkediyordum. kolum nerede kim aldi nerede kaldi diye etrafa sorarken, birilerinden, ki kim olduğunu hala bilmiyorum, cevap geldi;

matrix matrix ve bilinçaltım

-matrix’ te kayma oldu..

of ya..

new york’un kaldırım sundurmaları

0015 new yorkun kaldırım sundurmaları

new york’ un kaldırım sundurmalarının yeniden tasarlanması için açılan 10 bin $’ lık uluslararası yarışmayı, bir mimarlık birinci sınıf öğrencisi kazanmış.

0115 new yorkun kaldırım sundurmaları

yarışmanın birincisinin, katedral stili çatılarını destekleyen ince kolonlarıyla “kentsel şemsiye” adını verdiği tasarımı, kaldırımdaki alanı genişletirken binaların görüntüsünü de engellemeyecek şekilde düşünülmüş.

0218 new yorkun kaldırım sundurmaları

yengem’in galeta unlu poğaçası

dışı çıtır çıtır içi yumuşacık olan bu enfes poğaçayı yemeye doyamayanlardanım, paylaşayım dedim;

pogaca yengemin galeta unlu poğaçası,

-yarım paket oda sıcaklığında bekletilmiş yumuşak margarin

-1 çay br sıvı yağ

-1 çay br süt

-1 çay br yoğurt

-2 adet kabartma tozu

-2 çay kaşığı tuz

-1 yumurtanın sarısı

-alabildiğine un

hamur kulak memesi kıvamına gelince hazırladığımız içten hamurlarımızın ortasına koyup yuvarlıyoruz. yumurtanın beyazına bulayıp galeta ununa batırarak fırınlıyoruz. galeta unlu poğaçamız servise hazır artık..

afiyet olsun..

kış biterken gelen atkı örme isteği

gariptir ki karlar eridikten hava sıcaklıkları artmaya başladıktan sonra atkı örme hevesim geldi. ananemden aldığım 3 numara şişlerle tek bildiğim model olan haroşenin durgun ve sıkıcı sularında buldum kendimi..

atki kış biterken gelen atkı örme isteği

beni tanıyanların beklentisine inat seneye kışa değil 1 ay sonrasına (2010 şubat sonu) bitmiş olacak insallah.  örgü sebebiyle postlarıma bir süre ara vermiş bulunmaktayım işin yanisi..